Monday, February 21, 2011

inanmak

Sen n dersen de,
İnanmayacağım yine de sevdiğine.
Beni ne doktorlar ne mühendisler
sevmedi de sever taklidi yaptılar ustalıkla.
Ben inandım saygımdan.
Ve şimdi senin ne önlüğün var ne stetoskobun boynunda.
Ne kalın camlı gözlüklerin ve dağınık saçların...
Ama artık çok geç,
Ameliyathaneymiş orası, kalp ritmi eşliğinde şarkı söylediğim...
Hantal yapılar arasında kocaman kalemlerle şiirler yazmışım.
Eskittim bile inançlarımı.
Tonton bir nine oldu İnanç hanımefendi.
Eski devrimcilerden eşi İnan dedeyle yeşil kadife koltuklarda ellerini kavuşturur
da otururlar.

Şimdi yani; sen n dersen de
El ele koşmak için bir neden sunamayacaksın bana.
Avuçlarımın içinde bembeyaz ürkek bir fare
-hamster değil basbayağı fare-
Onu bırakmak için bir ağaç kovuğu bakınarak yürüsem yürüsem,
Sıkılırsın yanımda elimsiz, kolumsuz neredeyse bensiz yürümekten.
Oysa İnanç nine de İnan dede de huzurlular kendi ellerini avuçlarlarken.
Diyeceğim o ki; benim bir elim, ötekine uygun.
Sen söylesen de beni sevdiğini,
Avcumdaki farenin devam eder kalbi atmaya.
O ritmle ben,
şarkılar söyledim:
Yalnızlık şarkıları,



GİZEM PINAR 14.04.10 23.05

1 comment:

betagam said...
This comment has been removed by the author.