Thursday, April 2, 2009

içimdeki adam ve şiiri

içimdeki adam
ne zamandır ordasın sen?
sakalların uzadı ve eskiden daha cılızdı kolların
Türkçe öğretmeni adı Kemal olan,
Ya da Kenan olan türkçe öğretmeni, düşünmüştü;
2 sıranın ortasında ayakta dururken.
Sıralardan birine hafifte yaslanarak demişti:
'Bir erkeğe şiir yazılamaz diye...'
yazılmamıştır hiç...
Çünkü kabadır onlar,
kabayız biz diye...
Çünkü bel ile kalça arasına hayali bir elips çizilemeyecek kadar,
Düz ve keskindir hatları.
Ve üşüdüklerinde alınmış tüylerinin kökleri minik yumrular oluşturamayacak kadar
Kıllı ve sıcaktırlar.
Çünkü kollarını kaldırdıklarında,
Yüzdüğü denizinden havalanmak üzere kanatlarını açan martıya benzemekten
Uzaktırlar leylak rengi ipek bir gecelikten olduğu kadar.
İyi ki de öyledir gerçi.
Ve saçları,
Saçları hiçbir paragrafın sonunda lüleleşip sarkamaz bir satırbaşına.
Kirpiklerinden ve dudak kenarlarından bahsetmez erkeğinin, hiçbir kadın.
Çünkü gözkapaklarına ışık düştüğünde
Çöldeki, suya aç çatlaklar gibi çizgiler belirmez yanaklarında.
Ve kıvrılmaz boyunları Sandro Batticelli tablolarındaki gibi.
Kalın enselerinde kaslar hareketlenir, olağandır.
Dudaklarındaki çizgileri kucakladığında,
şaşırmazsın: sormazsın hangi ağaçtan düşüp te bu kadar damarlanabilmiş bu yaprak diye..
Sıcak değildir parmak uçları soğuk olmadığı kadar...
Elleri sopayı, direksiyonu, iş makinelerini kavrayabilir ama
Durgun suda rüzgar nasıldır bilir misin?
Arı kanatları kadar zardan, ince, notalar dökülmüş gibi üzerine
Kırılgan, parlak, kül kahvesi rüzgarları..
O rüzgarlarla yıkanan ürkek dalgalar gibi yükselmez elleri.
Sarılmaz; iki parantez olur da belki kolları,
Açılır ve açıldığı gibi kapanır yine de benzetilemez uyku çiçeğine balkonundaki.
İşte sen içimdeki adam,
Ne güzel tanımlanamıyorsun öyle.
Uzun zamandır ordasın yüzünü bile görmedim üstelik.
Sen kaba
Sen,
kirpiklerin,
Ve saçların senin...
Ellerin bir de...
Sakalların uzadı,
Cılız değil artık kolların...


GİZEM PINAR 28. 03.09 01.42

No comments: