-'o, şundan ve bundan başkasını yapamaz!'
Oysa çocuktuk. Herkes birşeyler söylüyordu. Ama bir daire yapıp içine yuvamı kurmuştum. 4-5 yaşlarımızda kuzenimle birlikte koltukların minderleriyle ev yaptığımız gibi...
Bu dairenin içine dostlarımı almıştım. Aileme biraz kızgındım, biraz da kırgındım aile olmayı bilmedikleri için. Oysa ben dizilerde görürdüm. Ben daha iyi biliyordum aslında.
Ben bu daireye dostlarımı almıştım onlar en iyi, en güzel, en doğru, en zeki, en tatlı, en güvenilir, kısaca her iyi konuda hep 'en'diler. Ve o en'ler dediler bana: sen sadece bunu yapabilirsin diye...
Ben sadece şiir yazabiliyormuşum. Oysa çocuktuk. Herkes birşeyler söylüyordu. Ama zaten dairenin dışındakileri duymazdım ben. Dairede tek bir kişi fısıltıyla konuşsa benim için devrim olur, kareleşir, üçgenleşirdi dünyam...
Ben şiir yazmaktan başka birşey yapamıyormuşum. Nasıl da kızgın göründüm öyle. Kalktım gittim. Ve ben ilk o günden sonra hep kalkıp gittim. Oysa çocuktuk. Herkes kalıyordu. Müzik hala açıktı. Parti de devam ediyordu. Ama ben gittim ve giderken 'lanet olsun hepsine' diyemedim. Dairem yara aldı. Patlamış balon gibi söndü, elimde kırmızı çirkin bir şey kaldı. Dokununca parmağını içine çeken, parmak uçlarında acılaşan bir 'şey' oldu. Sadece şey oldu: Sadece şiir yazabiliyormuşum. Oysa çocuktuk.
Gitmeyi öğrendim ama hep gitmek istedim aynı zamanda. Şiirlerimin çoğu gitme arzusuyla tutuşturur kendini. Bir çoğu da tarafımdan yakıldı. Tek yapabildiğim şeyi yakmak akıllıca değildi bu yüzden Tema'ya bağışladım kağıtları; ağaç olurlarsa mutlu olurum diye...
Zaman geçti, hep geçer... 'Hala aynı mısın?' diye sordu eski tatlı dairemde olanlardan biri...
Hala aynı mıyım? Hala tek yapabildiğim şiir yazmak mı?
Evet
Oysa biz
Çocuğuz
Gizem Pınar
1 comment:
parıldayıp duran insanlara bak!..
kendi düşlerine düşmanlara bak!..
gittikçe yükselen haller içindeyim..
insandan örülmüş duvarlar içindeyim...
Post a Comment